9 Ağustos 2010 Pazartesi
      Hakkımızda
      Başkanımız
      Yönetim
      Tüzük
      Misyonumuz
      Başkanın Özgeçmişi
      Resimleri
      FIKRA
      Müzik
      Teknoloji Haberleri
      Gençlik Foto Galeri
      Etkinlikler
      Kültürel Faaliyetler
      Katmer Şölenleri
      Burs Hizmetleri
      Diğer Etkinlikler
      DİZİ YAZI
      Makale
      Şiir
      SBS DE BAŞARILI ÖĞRENCİLERİN GEZİSİ
      5.KATMER ŞÖLENİ
      1.Genel Kurul
      Birincilik Ödül Töreni
      Kasaba Resimleri
      Hey Onbeşli Tiyatrosu
      4.KATMER ŞÖLENİ
      3.KATMER ŞÖLENİ
      2.KATMER ŞÖLENİ
      1.KATMER ŞÖLENİ
      2. Genel Kurul
      Çanakkale Gezisi
      Tokat
      Üniversite Pikniği
      Tarihimiz
      Ekonomi
      Kültürümüz
      Coğrafi Durum
      Nüfus Yapısı
      Katmer Ağalarımız
      5.KATMER AĞAMIZ
      3. ve 4. KATMER AĞAMIZ
      1. ve 2. KATMER AĞAMIZ
      FORM SİTELERİ
      HABER SİTELERİ
Çok Okunanlar
DUTLUCADAN YÜZLER
Son Yorumlananlar
5.KATMER KATMER YAPANLAR (1)
GELENEKSEL KATMER ŞÖLENLERİ (3)
BİR GURBETÇİNİN GÜNLÜĞÜ 2 (2)
TOKAT'IN TARİHİ (1)
Anket
5. KATMER ŞÖLENİNİ NASIL BULDUNUZ
MUHTEŞEM BULDUM
GÜZEL BULDUM
NORMAL BULDUM
ZAYIF BULDUM
KÖTÜ BULDUM
Uygula
Ana Sayfam Yap
Favorilerime Ekle
 
İLÇEMİZ SULUSARAY
İLÇEMİZ SULUSARAY

SULUSARAY İLÇESİ HAKKINDA GENEL BİLGİ

Sulusaray: İl merkezine 68 Km. uzaklıktadır. Günümüzde Sulusaray bir açık alan müzesi görünümündedir. Burada bulunan antik yerleşim yerinin adı Sebestapolis'dir. Sulusaray'ın MÖ. 3000 yılında Eski Tunç MÖ 2000 yılında Hitit, MÖ 1000 yılında Frigler zamanında iskan edilmiş olduğu, kazılarda ortaya çıkan pişmiş toprak eserlerle tespit edilmiş olup çıkan bu eserler Tokat müzesinde sergilenmektedir. Antik kentte sur duvarları, bir kilise kalıntısı, bir hamam ve ayrıca tabanı mozaiklerle kaplı sağlık merkezinin varlığı tespit edilmiştir.İlçemiz 1987 yılına kadar köy iken bu tarihte kasaba ve 1991 yılında da ilçe olmuştur. 2000 sayımına göre 4160 merkez nüfusu vardır.İlçeye bağlı bir kasaba ve 12 köyü bulunmaktadır.

Sulusaray ilçesinde bulunan kaplıca tesisleri iç turizm açısından ilçede önemli bir hareketlilik sağlamaktadır.

Sebastapolis (Sulusaray) (Tokat-Sulusaray)

Sulusaray da yapılan arkeolojik kazılar yörede ilk yerleşimin MÖ.3000 yıllarında Eski Tunç Çağında başladığını göstermiştir. MÖ.2000 yılında Hititler, MÖ.1000 yılında da Frigler yöreye yerleşmişlerdir. Sulusaray'ın bulunduğu yerde antik çağlarda Sebastopolis isiimli bir kent bulunuyordu. Bu antik kentin ne zaman kurulduğu kesinlik kazanamamıştır. Bazı kaynaklara göre MÖ. I.yüzyılda kurulmuştur. Roma İmparatoru Traianus (MS.98-117) zamanında Pontus Galaticus denilen bu yer, Polemoniacus eyaletlerinden ayrılarak Kapadokia eyaletine dahil edilmiştir. Bunu içeren bir kitabe de Capadokia Valisi Arrian adına şehrin ileri gelenleri ve halkı tarafından kente konulmuştur.

Sebastopolis Grekçe bir sözcük olup, büyük,azametli; polis; şehir anlamındadır. Bazı kaynaklarda da burası Heraclepolis olarak geçmektedir. Bunu belirten bir diğer kitabe Çekerek Irmağı üzerindeki köprüde yer almaktadır.

Sebastopolis Antik kenti harç kullanılmadan büyük boy kesme taşların üst üste bindirilmesi ile yapılmış surlarla çevrilidir. Bu surlar dörtgen payandalarla desteklenmiş, bazı yerlerine de yarım daire planlı burçlar yerleştirilmiştir. Tokat Müzesinin yapmış olduğu kazılar sonucunda surların içerisinde hamam ve mabedin yeri tesbit edilmiştir. Ayrıca burada tiyatro, agora, cadde ve diğer devlet yapılarının olduğu da sanılmaktadır. Kentin yerleşim planı Bergama Antik kenti ile büyük benzerlik göstermektedir. Kazılarda ele geçen buluntular Tokat Müzesinde sergilenmekte olup, Sebastapolis aynı zamanda Açık Hava Müzesi olarak korunmaktadır.


Sebastapolis'te bulunan eserler:

Tapınak
Tapınak, kentin kuzeydoğusunda sur duvarlarına yakın yerde, kazılar sonucu ortaya çıkarılmıştır. Doğu-batı yönünde konumlandırılmış, doğu yönünde yarım daire biçiminde, büyük apsisli, güney tarafında dıştan köşeli, içten yarım daire formlu daha küçük apsisli bir yapıdır. Duvarlar blokaj sistemle; içte ve dıştaki kesme taş arası moloz malzeme ile örtülmüştür. Büyük apsisin içerisinde yarım daire biçimi moloz taşla örülü ikinci bir yapı katı da görülmektedir ki, bu durum asıl yapıya sonradan ilaveler yapıldığının bir işaretidir. Büyük apsis kavisinin başladığı yerde, kesme taşlarla taşıyıcı elemanın alt düzeyi ve hemen yanında gri mermerden üzerinde yazı bulunan sekizgen formlu bir sütun parçası yer almaktadır. Tapınağın tabanının koyu renkli mermerle kaplanmış olduğu in situ parçalardan anlaşılmaktadır. Yapının batı tarafında yine in situ mermer kaplama tespit edilmiştir. Zikzak formlu değişik renkli bu yapı henüz tümüyle kazılıp ortaya çıkarılmış değildir. Tapınağın kime adandığı da tespit edilememiştir. Buluntular, tapınağın Bergama Asclepieum’undaki tapınakla çağdaş olduğunu göstermektedir.

Hamam
Antik kentin doğu tarafındadır. Yapılan kazılar sonucunda, ön planda toprak zeminli yangın izi görülen moloz taş duvarlı bölüm açığa çıkarılmıştır. Kesme taşlarla gerçekleştirilmiş iç mekâna doğru üçer kademe yapılan iki ayakla bu ayakların arasında konumlandırılmış iki sütun kaidesi görülmektedir. Kaidelerden biri halen yerindedir, diğeri köylüler tarafından yıllar önce alınmıştır. Halen var olan sütun kaidesi ile ayak arası kapı açıklığı olarak yapılmıştır. Buradan içeri girildiğinde, düzgün taş döşeme zeminli mekâna geçilmektedir. Zeminde kuzey-güney yönünden gelip, batı-doğu yönüne giden artık su kanalı da ortaya çıkarılmıştır. Bu da bize hamamın asıl su kaynağının ve kullanım alanının henüz kazılmamış bölüm altında olduğunu göstermektedir. Ayakların güney yönlerinde simetrik durumda iki sütun açığa çıkarılmıştır. Doğudaki sütun üst kesimi hariç oldukça sağlam durumdadır. Kaidesi sağlam olan batıdaki sütuna sonradan yapıldığı anlaşılan duvar kalıntıları uzanmaktadır. Doğudaki ayağın dış tarafında (kuzey) bir taş kurna bulunmuştur.
Halen duvarlarında kükürt izleri bulunan hamamın antik çağda, bugün kasabanın 3 km. güneybatısında faaliyetini sürdüren kaplıcanın suyu ile çalıştığı kuvvetle ihtimaldir. Belki de Bergama antik kentinde olduğu gibi kutsal bir kaynak olarak kaplıca suyunun buradan çıktığı akla gelmektedir.

Şehir Surları
Kentin doğusunda yapılan kazılarda açığa çıkarılan 17 m. yüksekliğindeki duvar kalıntısı çok büyük blok kesme taşlarla harç kullanılmadan gerçekleştirilmiştir. Duvarı destekleyen iki adet dörtgen payanda görülmektedir. Ayrıca duvar yüzeyinde iki adet mazgal açıklık tespit edilmiştir. Bu duvarın yaklaşık 100 metre batısında yine iri taşlarla yapılmış yarım daire biçimli, burç olması muhtemel kalıntılar ortaya çıkmıştır. Yuvarlak planlı burçla, duvarın aynı doğrultuda olması ilk planda sur duvarları olduğunu akla getirmektedir. Asıl özelliği kazılar sonucunda belirlenecek olan 17 metrelik duvarın başka bir yapıya da ait olabileceği sanılmaktadır.

Sebastopolis Açıkhava Müzesi

1987 yılı sondaj ve kurtarma kazıları sırasında, Tokat Müzesi Müdürlüğü’nce kasaba içinde tespit edilen mimarı parçaların ve diğer eserlerin uygun bir yerde sergilenmesi kararlaştırılmıştır. Kasaba belediyesinin gösterdiği, Tokat Müze Müdürlüğü’nün uygun gördüğü bir alana eserler toplanarak yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine sunulmuştur. Halen 60’ın üzerinde tarihi eser bu açık hava müzesinde sergilenmektedir. Bu sayı kasaba içinde yapılan yüzeysel araştırmalarla günden güne artmaktadır.


Aslan Heykeli
Açık mat kahverengi taştan, oturur durumdadır. Başı kırılmış olup yeleleri izlenebilmektedir. Ayak üzerinde çizgilerle hatlar oluşturulmuştur. Sol ön küreği üzerinde ata binmiş süvari kabartması işlenmiştir. Bu oldukça ilginç bir durumdur. Aslan heykelinin iki tane olduğu ve muhtemelen Sebastopolis sarayının girişini süslediği sanılmaktadır. Helenistik Dönem, M.Ö. 1-3 yy.


Friz Parçası
Girlandlar arasında boğa ve Medusa başı işlenmiştir. Kabartmanın plastik etkisi oldukça fazladır. Medusa da canlı işlenmiş; saçları düzgünce aşağı doğru sarkmaktadır. Roma Dönemi, M.S. 2. yy.


 

TOKAT İL HARİTASI

Mimari Parça
Sütunlu bir caddeye ait olması muhtemeldir. Benzeri Bergama Aesculapium’undaki sütunlu caddede görülmektedir.

Mimari Parça
Tiyatroya ait olabilir.

Sütun Parçası
Halen köyde dağınık olarak bulunan sütun parçalarından birisidir. Mermerden yapılmıştır.

Mezar Steli
Üçgen biçimli mimari görünümle bitmektedir. Köşelerdeki iri sitilize yapraklardan birisi kırılmıştır. Üçgen boşlukta bitkisel tasvire yer verilmiştir. 7 sıra Latince kazıma yazısı olup alt kısmı kırıktır. Hellenistik Dönem, M.Ö. 1-3 yy.

Mezar Steli
Üst bölümü kırıktır. Ortada kazıma çizgilerle oluşturulmuş motifin iki yanında yazılar yer almaktadır. Son satırı oldukça ilginç bir yazıdır.

Mezar Steli
Yazıları dikdörtgen çizgiler içine alınmıştır. Üstte iki yanda yaprak selvi motifi, ortada bir önceki mezar stelindeki motif yer almaktadır.

Mezar Steli
Değişik formdadır. Üç bölümden oluşmakta olup birinci bölüm yarım daire kemerli, nişli; ikinci bölüm daha küçük benzer nişli, üzerinde silik yazılar ve haç; üçüncü bölümde ise çoğu kırık olan bir girland görülmektedir.

Kitabe
Dörtgen biçimli, kazıma tekniğiyle yazılmış 8 satırlı yazı yer almaktadır. Şehrin ismi olan Sebastopolis dördüncü satırda yazılıdır.

Kitabe
13 satır yazı açık kahverengi bir taş üzerine yazılmıştır.

Kitabe
Dikdörtgen biçimli, 11 satırdır. Yer yer tahrip olmuştur.

SULUSARAY

 

 

 

 

 

 

 

Resimler
Bilgiler
Yazdır Hit 2077
Gönder Tarih 16/9/2008 14:11:10
Yorumlar
memet 1966  4/2/2010
Sulusaray İlçemizi Daha Detaylı tanımak aiçin kişisel web siteme beklerim.www.ssaray.tr.gg Hepinize selamlar
 
seyit DİKCAN  22/1/2010
SEYİT DİKCAN (21/1/2010) Mesajı Sulusaray tanıtım foto galerisinde Güreş fotoğrafını görünce bir anımızı paylaşmak istedim."Sulusarayda ilk defa bir karakucak güreşleri düzenleniyor. Güreşe Dutlucamızı temsilen Ünlü Salim ÖZDEMİR hocamız katılıyor.Cazgırların güreşçileri halka tanıtma zamanı geliyor.Hocamızın rakibi kura da Tokatlı Dünya şamp.Turan CEYLAN dır. Hocamın işi tehlikedir ancak Şamp. güreşçi sulusaraya gelmemiştir.bir sonraki numara 47 çağrılıyor.Hocamın rakibi geliyor. Hocam aynen şöyle anlatıyor. Dünya şampiyonu Turan CEYLAN benden korkmuş olacak ki gelmemiş.Olsun sıradaki gelsin diyo.Eşleşmeler yapılıyor.Karakucak kuralı gereği iki güreşçinin elleri çaprazlama tutturuluyor.Hocamın güreşeceği güreşçinin kilosu açıklanıyor.hocamdan düşük boy yine kısa hocam rakibini bir süzüyo.tamam diyo gözüne kestiriyor.Cazgırlar güreşçileri halkın karşısında tanıtmaya başlıyor.Sağ tarafta Dünya ikincisi, Avrupa 1.si, Balkan şampiyonu 3 defa Türkiye şampiyonu, Kırkpınar da baş pehlivan olan ünlü güreşçi Nuri ZENGİN demez mi.Hocam diyor ki ayaklarım titremeye başladı.Yağmurdan kaçarken doluya tutuldum. Sol tarafta Dutluca kasabası merkez camii imam hatibi SALİM ÖZDEMİR; alkışın en çoğunu hocam alıyor.Başladık birbirimizi yoklamaya .adam bana yaklaştıkça ben zaman kazanmak için manevrayı fazla alıyorum.Neyse ne olacaksa olsun .Ama hocam deneyimli.Karakucakta bir kural aklına geliyor.Eğer ben bu adama aniden ayağının birini kapar 5-6 adım iteklersem galip gelirim diyor.Öylede yapıyor.Ama malum bir baktım ki yıldızları sayacağım ama güneş gözlerimi kapatıyor. diyor.Ama namı dünya şampiyonuna,Kırkpınar pehlivanına yenilen ünlü güreşçi Salim ÖZDEMİR olarak anılacaktır.Hocamı öncelikle cesaretinden ve Dutlucamızı temsil ettiği için ve de sıradan bir güreşçiye değil Ünlü güreşçiye karşı kaybettiği için şampiyon ilan ediyoruz.
 HAKKINIZI HELAL EDİN HOCAM
 
tuğçenur turgut  18/1/2010
harika olmuş
 
  Diğer yorumlar için tıklayınız
Yorum Eklemek İçin Formu Doldurun
Adınız
Soyadınız
E-mail
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
Code Image - Please contact webmaster if you have problems seeing this image code başka göster
  Mesajınızın yayımlanabilmesi için yukarıdaki resimde yazan kodu Güvenlik Kodu bölümüne yazınız.
 
 
Google Reklamları
YAZARLAR
İŞTE GERÇEKLER
  Rasim YAĞAR
DERNEĞİN FAYDALARI
  Murat SAPANCA
BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?
  Kadir Tunçbilek
REFARANDUM
  Şükrü KARAMEŞE
ÜNLÜ GÜREŞÇİ HOCA
  Seyit DİKCAN
BİR GURBETÇİNİN GÜNLÜĞÜ 2
  Murat TÜRKER
ÜYELİK
Üye Adı
Şifre
Hava ve İMKB Döviz
Aktif İstatistik
Misafir
2565
Üyeler
nadir, meşhurmısırcıeyüp,
copyright © Dutluca 2008 ÖZDESOFT