SULUSARAY İLÇESİ HAKKINDA GENEL BİLGİ
Sulusaray: İl merkezine 68 Km.
uzaklıktadır. Günümüzde Sulusaray bir açık alan müzesi görünümündedir. Burada
bulunan antik yerleşim yerinin adı Sebestapolis'dir. Sulusaray'ın MÖ. 3000
yılında Eski Tunç MÖ 2000 yılında Hitit, MÖ 1000 yılında Frigler zamanında iskan
edilmiş olduğu, kazılarda ortaya çıkan pişmiş toprak eserlerle tespit edilmiş
olup çıkan bu eserler Tokat müzesinde sergilenmektedir. Antik kentte sur
duvarları, bir kilise kalıntısı, bir hamam ve ayrıca tabanı mozaiklerle kaplı
sağlık merkezinin varlığı tespit edilmiştir.İlçemiz 1987 yılına kadar köy iken
bu tarihte kasaba ve 1991 yılında da ilçe olmuştur. 2000 sayımına göre 4160
merkez nüfusu vardır.İlçeye bağlı bir kasaba ve 12 köyü bulunmaktadır. Sulusaray
ilçesinde bulunan kaplıca tesisleri iç turizm açısından ilçede önemli bir
hareketlilik sağlamaktadır.
Sebastapolis (Sulusaray) (Tokat-Sulusaray)
Sulusaray da yapılan arkeolojik kazılar yörede ilk yerleşimin MÖ.3000 yıllarında
Eski Tunç Çağında başladığını göstermiştir. MÖ.2000 yılında Hititler, MÖ.1000
yılında da Frigler yöreye yerleşmişlerdir. Sulusaray'ın bulunduğu yerde antik
çağlarda Sebastopolis isiimli bir kent bulunuyordu. Bu antik kentin ne zaman
kurulduğu kesinlik kazanamamıştır. Bazı kaynaklara göre MÖ. I.yüzyılda
kurulmuştur. Roma İmparatoru Traianus (MS.98-117) zamanında Pontus Galaticus
denilen bu yer, Polemoniacus eyaletlerinden ayrılarak Kapadokia eyaletine dahil
edilmiştir. Bunu içeren bir kitabe de Capadokia Valisi Arrian adına şehrin ileri
gelenleri ve halkı tarafından kente konulmuştur. Sebastopolis Grekçe bir sözcük
olup, büyük,azametli; polis; şehir anlamındadır. Bazı kaynaklarda da burası
Heraclepolis olarak geçmektedir. Bunu belirten bir diğer kitabe Çekerek Irmağı
üzerindeki köprüde yer almaktadır. Sebastopolis Antik kenti harç kullanılmadan
büyük boy kesme taşların üst üste bindirilmesi ile yapılmış surlarla çevrilidir.
Bu surlar dörtgen payandalarla desteklenmiş, bazı yerlerine de yarım daire
planlı burçlar yerleştirilmiştir. Tokat Müzesinin yapmış olduğu kazılar
sonucunda surların içerisinde hamam ve mabedin yeri tesbit edilmiştir. Ayrıca
burada tiyatro, agora, cadde ve diğer devlet yapılarının olduğu da
sanılmaktadır. Kentin yerleşim planı Bergama Antik kenti ile büyük benzerlik
göstermektedir. Kazılarda ele geçen buluntular Tokat Müzesinde sergilenmekte
olup, Sebastapolis aynı zamanda Açık Hava Müzesi olarak korunmaktadır.
Sebastapolis'te bulunan eserler: Tapınak Tapınak, kentin kuzeydoğusunda sur
duvarlarına yakın yerde, kazılar sonucu ortaya çıkarılmıştır. Doğu-batı yönünde
konumlandırılmış, doğu yönünde yarım daire biçiminde, büyük apsisli, güney
tarafında dıştan köşeli, içten yarım daire formlu daha küçük apsisli bir
yapıdır. Duvarlar blokaj sistemle; içte ve dıştaki kesme taş arası moloz malzeme
ile örtülmüştür. Büyük apsisin içerisinde yarım daire biçimi moloz taşla örülü
ikinci bir yapı katı da görülmektedir ki, bu durum asıl yapıya sonradan ilaveler
yapıldığının bir işaretidir. Büyük apsis kavisinin başladığı yerde, kesme
taşlarla taşıyıcı elemanın alt düzeyi ve hemen yanında gri mermerden üzerinde
yazı bulunan sekizgen formlu bir sütun parçası yer almaktadır. Tapınağın
tabanının koyu renkli mermerle kaplanmış olduğu in situ parçalardan
anlaşılmaktadır. Yapının batı tarafında yine in situ mermer kaplama tespit
edilmiştir. Zikzak formlu değişik renkli bu yapı henüz tümüyle kazılıp ortaya
çıkarılmış değildir. Tapınağın kime adandığı da tespit edilememiştir.
Buluntular, tapınağın Bergama Asclepieum’undaki tapınakla çağdaş olduğunu
göstermektedir. Hamam Antik kentin doğu tarafındadır. Yapılan kazılar sonucunda,
ön planda toprak zeminli yangın izi görülen moloz taş duvarlı bölüm açığa
çıkarılmıştır. Kesme taşlarla gerçekleştirilmiş iç mekâna doğru üçer kademe
yapılan iki ayakla bu ayakların arasında konumlandırılmış iki sütun kaidesi
görülmektedir. Kaidelerden biri halen yerindedir, diğeri köylüler tarafından
yıllar önce alınmıştır. Halen var olan sütun kaidesi ile ayak arası kapı
açıklığı olarak yapılmıştır. Buradan içeri girildiğinde, düzgün taş döşeme
zeminli mekâna geçilmektedir. Zeminde kuzey-güney yönünden gelip, batı-doğu
yönüne giden artık su kanalı da ortaya çıkarılmıştır. Bu da bize hamamın asıl su
kaynağının ve kullanım alanının henüz kazılmamış bölüm altında olduğunu
göstermektedir. Ayakların güney yönlerinde simetrik durumda iki sütun açığa
çıkarılmıştır. Doğudaki sütun üst kesimi hariç oldukça sağlam durumdadır.
Kaidesi sağlam olan batıdaki sütuna sonradan yapıldığı anlaşılan duvar
kalıntıları uzanmaktadır. Doğudaki ayağın dış tarafında (kuzey) bir taş kurna
bulunmuştur. Halen duvarlarında kükürt izleri bulunan hamamın antik çağda, bugün
kasabanın 3 km. güneybatısında faaliyetini sürdüren kaplıcanın suyu ile
çalıştığı kuvvetle ihtimaldir. Belki de Bergama antik kentinde olduğu gibi
kutsal bir kaynak olarak kaplıca suyunun buradan çıktığı akla gelmektedir. Şehir
Surları Kentin doğusunda yapılan kazılarda açığa çıkarılan 17 m. yüksekliğindeki
duvar kalıntısı çok büyük blok kesme taşlarla harç kullanılmadan
gerçekleştirilmiştir. Duvarı destekleyen iki adet dörtgen payanda görülmektedir.
Ayrıca duvar yüzeyinde iki adet mazgal açıklık tespit edilmiştir. Bu duvarın
yaklaşık 100 metre batısında yine iri taşlarla yapılmış yarım daire biçimli,
burç olması muhtemel kalıntılar ortaya çıkmıştır. Yuvarlak planlı burçla,
duvarın aynı doğrultuda olması ilk planda sur duvarları olduğunu akla
getirmektedir. Asıl özelliği kazılar sonucunda belirlenecek olan 17 metrelik
duvarın başka bir yapıya da ait olabileceği sanılmaktadır. Sebastopolis Açıkhava
Müzesi 1987 yılı sondaj ve kurtarma kazıları sırasında, Tokat Müzesi
Müdürlüğü’nce kasaba içinde tespit edilen mimarı parçaların ve diğer eserlerin
uygun bir yerde sergilenmesi kararlaştırılmıştır. Kasaba belediyesinin
gösterdiği, Tokat Müze Müdürlüğü’nün uygun gördüğü bir alana eserler toplanarak
yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine sunulmuştur. Halen 60’ın üzerinde tarihi
eser bu açık hava müzesinde sergilenmektedir. Bu sayı kasaba içinde yapılan
yüzeysel araştırmalarla günden güne artmaktadır.